Anamenü
  Konya
  İlçeler
  Firmalarımız
  Röportaj
  Eğitim
  Kültür Sanat
  Güncel
  Politika
  Ekonomi
  Dünya
  Tarih ve İnsan
  Gezi
  Spor
  Duyurular
  Okur Köşesi
  Künye
  İletişim
 News Arama

Gelişmiş Arama
 Anket
Sitemizin tasarımını nasıl buluyorsunuz?
Çok güzel
İdare eder
Kötü olmuş

Sonuçlar
 MB Döviz Kuru
Dolar Alış :
Dolar Satış :
Euro Alış :
Euro Satış :

 
Ülke Uçuyor Aile Batıyor
Cuma, 17 Ocak 2020 - (15:18)
Mehmet Ali Tekin

Her şey, bir şey ile başlıyor…

Ne olacak bir taneden bir şey olmaz…

Ne olacak bir kadehle sarhoş mu olacaksın?

Bir seferden bir şey olmaz canım…

Dünyaya bir daha mı geleceksin, bir kereden bir şey mi olur?

Bu tür cümleleri daha da çoğaltabiliriz.

Neden kendimiz olamıyoruz?

Neden hep batıyı taklit etmemiz isteniyor?

Bu soruların cevabını, herkes düşünsün…

Ben sadece bazı olumlu ve olumsuz hatırlatmalarda bulunacağım.

Olumludan başlayalım önce…

Kendimiz olmak için bazı adımlar atılmıyor değil. Özellikle askeri alanda, son yıllarda kendimiz olmaya yönelik, önemli adımlar atıldı.

Silahlı İnsansız Hava Aracı üretiminde, Türkiye dünyada 6 ülkeden birisi hâline geldi. Diğer beş ülke şunlar: ABD, Çin, Rusya, İsrail ve İran

Sağlık alanında ülkemizde meydana gelen gelişmeler göz kamaştıracak cinsten.

Ak Parti iktidarı öncesinde yerlerde sürünen sağlık sektörü, günümüzde dünyanın birçok devletini geride bırakan, kalite ve kemmiyet açısına ulaştı.

Ak Parti öncesinde elit tabakanın çoğu, sağlıkla ilgili sorunlarını; Avrupa ve Amerika’ya büyük meblağlar ödeyerek çözerdi. Doğu ve Güneydoğuda yaşayan vatandaşlarımız, 2000’ler öncesinde; hem ucuz hem de çabuk olduğu için İran’a tedaviye giderlerdi. Günümüzde bu tersine dönmüş durumda Van ve Erzurum gibi doğu illerimizde, İran ve Irak’tan gelen hastalar tedavi edilmekte.

Göz sağlığı açısından ülkemizdeki hekim ve hastanelerimizin ünü, tüm dünyaca kabul edilmektedir. Hekimlerimizin göz ameliyatlarındaki başarısı, kaliteli ve ucuz hizmetten dolayı; başta İngiltere ve Almanya olmak üzere Avrupa ülkelerinin tercihi olmaktadır.

Günümüzde göz ameliyatları kapsamında, ülkeleri dışında ameliyat olmaya gidenlerin % 25’i Türkiye’yi tercih etmektedir. Yılda 40.000 kişi göz ameliyatı için Türkiye’yi tercih etmekte ve bu rakam bizden sonra gelen 5 ülkenin toplamına eşittir. Kalan %75’in büyük bir bölümü ise şu ülkeleri tercih etmekte: Hindistan, Malezya, Singapur ve Tayland

Ak Parti iktidarı, ulaşım alanında dünyada en önemli atılımları yapan ülkeler arasına sıçrattı. Türk Hava yolları, Yüksek Hızlı Tren, Hızlı Tren Ulaşımında dünya ile yarışır hâle geldik.

Türk Hava Yolları günümüzde dünyanın en çok ülkesine (105 ülkeye 203 uluslar arası havaalanına) uçan ülke unvanına sahip. Aynı zamanda Dünyanın en geniş 4. Ağına sahip havayolu şirketidir. Ve son 4 senedir ‘Avrupa’nın En İyi Havayolu’ seçilmektedir.

Bana göre bunlardan daha önemlisi Anadolu insanını uçağa binme imkânına kavuşturdu. Ak Parti öncesinde Anadolu insanı için uçağa binmek hayal gibiydi.

Bu babda son bir bilgiyi paylaşayım. Almanya’nın Frankfurter Allgemeine Zeitung gazetesi ‘İSTANBUL HAVALANIYOR’ başlıklı yorumunda şöyle yazıyordu:

“Şunun kabul edilmesi gerekiyor: İstanbul, Berlin’in başaramadığını başardı. Türkiye’nin en büyük şehrinin yeni havalimanının faaliyete başlama süreci, hâlihazırda birkaç kez ertelenmişti. Ancak havalimanı, beş yıldan kısa bir zaman alan inşa sürecinin ardından, artık faal. Bunun karşısında, Berlin’in havalimanının inşaatı, muhtemelen ancak 2020 ya da 2021’de bitecek. Yani planlanan tarihten, 10 yıl sonra. İlk açılış töreninden 14 yıl sonra. Ama bu karşılaştırma pek de yerinde değil. Otokratik ülkelerde inşaat projelerini hayata geçirmek, elbette daha kolay. Bunu yakında üçüncü havalimanı açılacak olan Pekin’de de görüyoruz. Türkiye ve Çin, yakında dünyanın en hareketli havaalanına sahip olmak için yarışacak.”

Yaşı 45-50’nin üzerinde olanlar iyi bilir. Ak Parti öncesinde YHT - Yüksek Hızlı Tren’in esamesi bile okunmuyordu. Uluslararası Demiryolları Birliği (UIC)’ne göre Türkiye, dünyada hâlen en geniş hızlı tren ağı sıralamasında 9. sırada. Yapımı devam eden hatlar 1153 km. Bu hatlar tamamlandığında, 1747 km hızlı tren hattına sahip olacak ve dünyada 5. sıraya yükselecek. Bu sıralamaya diğer ülkelerin yapımı devam eden hatları da dahil.

Ak Parti ve Reis’in son bombası, hayalimiz olan yerli otomobil üretiminde geldi. 2022’de seri üretime geçilmesi planlanan yerli otomobillerin tanıtımı, Gebze’de yapıldı.

Ak Parti iktidarının olumlu olumsuz icraatlarını sıraladığımızda, olumlu icraatlarının çok fazla olduğunu görüyoruz.

Olumsuzlukları şöyle birkaç ana başlıkta toplayabiliriz:

Gelir dağılımındaki adaletsizlik.

En zengin ile en yoksul arasındaki fark, devam ediyor.

Asgari Ücretlinin alım gücü artmasına rağmen, hâlâ açlık sınırında.

Bu yönde henüz bir iyileşme yok.

Aileye Atılan Bir Bomba 6284

Öncelikle şunu belirteyim, ‘Aile fertleri’ Allah tarafından birbirine emanet edilmişlerdir. Birbirine karşı ‘öf bile’ demeyi kötü gören bir anlayışla, aileyi sahiplenmeyi kabullenmiş birisi olarak, bunları yazıyorum.

Ak Parti iktidarının en kötü icraatı, ‘Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun’un 2012 yılında kabul edilmesidir.

Birçok kanun gibi, bu kanun da bizim aile yapımıza ters.

Bu kanun, ülke insanımızın sosyal yapısı ve aile yapısını yok etmek için özel olarak hazırlanmış hissi veriyor. Yeri ve zamanı geldiğinde AİLE’yi PARAMPARÇA ETMEYE yönelik, BOMBALAR (KAVRAMLAR) yerleştirilmiş.

Bu BOMBA (KAVRAM)LARDAN bir iki tanesini sayalım.

Madde 3 Tanımlar bölümünün c) bendinde şöyle yazıyor:

c. “toplumsal cinsiyet”, kadınlar ve erkekler için toplum tarafından uygun görülen ve sosyal olarak inşa edilen roller, davranışlar, eylemler ve nitelikler anlamına gelir.

Burada kadın ve erkek olmanın vasfı; yaradılıştan gelen değil, toplum tarafından inşa edilen vasıf, olarak tarif edilerek; Allah’ın yaratmış olduğu cinsiyet değil, toplum tarafından inşa edilen cinsiyet kabul edilir deniliyor.

Burada Allah’ın insanı ‘yaratma’ sıfatına, DOĞRUDAN MÜDAHALE VARDIR.

Madde 12-Genel Yükümlülükler

5. Taraflar, kültür, örf ve adet, gelenek, din ve sözde “namus”un işbu Sözleşme kapsamındaki herhangi bir şiddet eylemi için mazeret oluşturmamasını sağlar.

‘namus’ kelimesine dikkat ediniz. Kültür, gelenek, adet, örf kelimelerinin yanına değil de, din kelimesinin yanına getirilerek ve üstüne basa basa ‘sözde’ kelimesini ilave ederek ‘dinden kaynaklanan namus’ kavramı olarak zikredilmiş. Burada asıl hedef DİN’dir.

‘İstanbul sözleşmesi’ denmesinin sebebi, Avrupa Konseyi tarafından 11 Mayıs 2011'de İstanbul'da imzaya açıldığı için, bu adla anılmaktadır. İstanbul Sözleşmesini ilk onaylayan ve imzalayan ülke maalesef Türkiye olmuştur.

Bu kanun ve sonuçları hakkında yazılacak çok şey var. Yerimiz dar olduğu için, başka yazılara bırakıyorum.

Özellikle şuna dikkatinizi çekmek istiyorum.

Bu kanun sözde aileyi korumak gayesiyle çıkarıldı.

Yetkililerden istirham ediyorum ve yalvarıyorum:

Lütfen bu kanun öncesindeki ve bu kanunun kabulünden sonraki aile içi şiddet ve kadına yönelik şiddet vakasının bir istatistiğini, 5 yıl geriye ve 5 yıl ileriye doğru yayınlayın.

Bu kanun öncesinde mi aile içi şiddet ve kadına yönelik şiddet mi çok, bu kanunun yürürlüğe girmesinden sonra mı çok bilelim.

Kesinlikle iddia ediyorum, bu kanun sonrasında aile içi şiddet ve kadına yönelik şiddet en az iki üç kat ARTMIŞTIR diyorum.

Çünkü bu kanunu ortaya atanların hedefi aileyi korumak değil, parçalamaktır.

[ Arşivle! ] [ Yazdır! ] [ Postala! ]

 

Yorum Ekle! Bulunan yorum sayısı: 0
Bu yazıya ilişkin yorum bulunamadı!
Yorum yazmak için tıklayın!

'Mehmet Ali Tekin'in Son 10 Yazısı
   Şehidlere Borcumuzu Ödeyelim
   Yalancılık Bunların Değişmez Aslî Karakteri
   Neden Şubat ayı
   Kaybetsek de Kazanırız
   Gıyaseddin Uğur Anısına
   Trollerin Tuzağına Düşmeyelim
   Ercüment Öztürk Olayı Aydınlatılabilir mi?
   Süreli Yayıncılık Serüvenimizden
   Cumhuriyetin Kahredici Yumruğu
   Savaş Dönemindeki Fedakârlıklarınızı Unutamayız

Yazarlar
Mahmut Toptaş
Kerbela Üniversitesi
Mehmet Ali Tekin
Şehidlere Borcumuzu Ödeyelim
Recep Öğütçü
Medeniyetimizin Temeli Merhamet
Alıntılar
Selehaddin E Çakırgil
İnqılabçıların da Basîreti Bağlanabilir..
Senai Demirci
Namazı ''satan'' Alışveriş Merkezleri
Haşmet Babaoğlu
Kemal Anadol ve geçmişi!
Selehattin Duman
İşin kolayına kaçacaksan bir Atatürk hikâyesi bul..

sitede
internet'te