Anamenü
  Konya
  İlçeler
  Firmalarımız
  Röportaj
  Eğitim
  Kültür Sanat
  Güncel
  Politika
  Ekonomi
  Dünya
  Tarih ve İnsan
  Gezi
  Spor
  Duyurular
  Okur Köşesi
  Künye
  İletişim
 News Arama

Gelişmiş Arama
 Anket
Sitemizin tasarımını nasıl buluyorsunuz?
Çok güzel
İdare eder
Kötü olmuş

Sonuçlar
 MB Döviz Kuru
Dolar Alış :
Dolar Satış :
Euro Alış :
Euro Satış :

 

Kurân'da Arama

Kelime(ler)

Müddessir Suresi

Rahman ve Rahim olan Allah'ın adıyla...

(1) Hayır, yemin ederim o kıyamet gününe.

(2) Yine hayır, yemin ederim o sürekli kendini kınayan nefse.

(3) İnsan, kendisinin kemiklerini bir araya toplayamayacağımızı mı sanıyor?

(4) Evet, bizim onun parmak uçlarını bile aynen eski haline getirmeye gücümüz yeter.

(5) Fakat insan günahı devam ettirmek ister.

(6) O kıyamet günü ne zaman? diye sorar.

(7) Ne zaman ki o göz şimşek çakar,

(8) Ay tutulur,

(9) Güneş ve ay toplanır,

(10) İşte o gün insan, "kaçacak yer neresi?" der.

(11) Hayır, hayır, yok bir siper.

(12) O gün varılıp durulacak yer, ancak Rabbinin huzurudur.

(13) O gün insana, yapıp öne sürdüğü ve geri bıraktığı ne varsa bildirilir.

(14) Doğrusu insan kendi nefsini görür,

(15) Bir takım özürler ortaya atsa da.

(16) Onu hemen okumak için dilini depretme.

(17) Kuşkusuz onu toplamak ve okumak bize aittir.

(18) O halde biz onu okuduğumuz zaman sen onun okunuşunu takip et.

(19) Sonra onu açıklamak da bize aittir.

(20) Hayır, siz peşin olanı (dünyayı) seviyorsunuz da

(21) Ahireti bırakıyorsunuz.

(22) Yüzler var ki o gün ışıl ışıl parlar.

(23) Rabbine bakar.

(24) Yüzler de var ki o gün asıktır.

(25) Anlar ki kendisine belkıran (bel kemiklerini kıran belalı bir iş) yapılır.

(26) Hayır hayır, ne zaman ki can köprücük kemiklerine dayanır,

(27) "Tedavi edebilecek kimdir?" denilir.

(28) Can çekişen bunun o ayrılık anı olduğunu anlar.

(29) Bacak bacağa dolaşır..

(30) İşte o gün sevk, ancak Rabbinedir.

(31) Fakat o, ne sadaka verdi, ne namaz kıldı.

(32) Fakat yalanladı ve döndü.

(33) Sonra da çalım sata sata ailesine gitti.

(34) Gerektir o bela sana, gerek.

(35) Evet, gerektir o bela sana gerek.

(36) İnsan başıboş bırakılacağını mı sanır?

(37) O, dökülen erlik suyundan bir damla (sperm) değil miydi?

(38) Sonra bir aleka (embriyon) oldu da Rabbi onu biçime koydu, sonra şekil verdi.

(39) Ondan da iki cinsi; erkek ve dişiyi var etti.

(40) Peki, bunu yapanın ölüleri diriltmeye gücü yetmez mi?


Yazarlar
Mahmut Toptaş
Ayasofya konusunda tekliflerim
Mehmet Ali Tekin
Bizi Kendilerine Benzetmeye Çalışıyorlar
Recep Öğütçü
Kıdem Tazminatı ve Gerçekler
Alıntılar
Selehaddin E Çakırgil
İnqılabçıların da Basîreti Bağlanabilir..
Senai Demirci
Namazı ''satan'' Alışveriş Merkezleri
Haşmet Babaoğlu
Kemal Anadol ve geçmişi!
Selehattin Duman
İşin kolayına kaçacaksan bir Atatürk hikâyesi bul..

sitede
internet'te