Tüm Kitaplar - Türkiye
Tüm Kitaplar - Türkiye'nin Dev Kitap Sitesi
 Anamenü
  Konya
  İlçeler
  Firmalarımız
  Röportaj
  Eğitim
  Kültür Sanat
  Güncel
  Politika
  Ekonomi
  Dünya
  Tarih ve İnsan
  Gezi
  Spor
  Duyurular
  Okur Köşesi
  Künye
  İletişim
 News Arama

Gelişmiş Arama
 Anket
Sitemizin tasarımını nasıl buluyorsunuz?
Çok güzel
İdare eder
Kötü olmuş

Sonuçlar
 MB Döviz Kuru
Dolar Alış :
Dolar Satış :
Euro Alış :
Euro Satış :

 

Kurân'da Arama

Kelime(ler)

Mülk Suresi

Rahman ve Rahim olan Allah'ın adıyla...

(1) Nûn, Kaleme ve yazdıklarına andolsun.

(2) Sen Rabbinin nimetiyle mecnun değilsin.

(3) Kuşkusuz senin için tükenmez bir ecir var.

(4) Sen elbette yüce bir ahlak üzeresin.

(5) Sen de göreceksin, onlar da görecek.

(6) Hanginizde imiş o fitne ve cinnet.

(7) Doğrusu Rabbin, yolundan sapanı en iyi bilendir. Hidayete ereni de en iyi bilen O'dur.

(8) O halde, yalanlayıcılara itaat etme.

(9) Onlar istediler ki yumuşak davranasın da onlar da sana yumuşak davransınlar.

(10) Şunların hiçbirine boyun eğme: Yemin edip duran aşağılık,

(11) Daima kusur arayıp kınayan, hep laf götürüp getiren,

(12) Hayra engel olan, saldırgan, günahkar,

(13) Kaba ve haşin, sonra da kötülükle damgalı,

(14) Mal ve oğulları var diye (böyle davranır).

(15) Kendisine ayetlerimiz okunduğunda: "Eskilerin masalları" der.

(16) Yakında biz onu hortumunun (burnunun) üzerinden damgalayacağız.

(17) Biz onlara da bela verdik, bahçe sahiplerine verdiğimiz gibi. Hani onlar sabah olunca bahçeyi mutlaka devşireceklerine yemin etmişlerdi.

(18) İstisna da etmiyorlardı ("inşaallah" demiyorlardı).

(19) Fakat onlar uyurken dolaşıcı bir bela onu sardı da,

(20) Bahçe simsiyah kesiliverdi.

(21) Derken sabahleyin birbirlerine seslendiler:

(22) "Haydi, devşirecekseniz erkenden ekininize gidin" diye.

(23) Derken fırladılar, aralarında fısıldaşıyorlardı.

(24) "Sakın bugün hiçbir yoksul bahçeye girip yanınıza sokulmasın" diyorlardı.

(25) (Zanlarınca yoksulları) engellemeye güçleri yeterek erkenden gittiler.

(26) Fakat bahçeyi gördüklerinde: "Biz herhalde yanlış gelmişiz" dediler .

(27) "Yok, biz mahrum edilmişiz." (dediler).

(28) İçlerinde en makul olanı şöyle dedi: "Ben size Rabbinizi tesbih etsenize dememiş miydim?"

(29) "Rabbimizi tesbih ederiz, doğrusu biz zalimler imişiz." (dediler).

(30) Ardından suçu birbirlerine yüklemeye başladılar.

(31) Yazıklar olsun bize, dediler, biz azgınlarmışız.

(32) Ola ki Rabbimiz bize onun yerine daha hayırlısını verir. Biz Rabbimize yönelir, ondan umarız.

(33) İşte azap böyledir. Elbette ahiret azabı daha büyüktür. Fakat bilselerdi.

(34) Kuşkusuz korunanlar için de, Rableri katında nimetleri bol bahçeler vardır.

(35) Öyle ya, teslimiyet gösterenleri suçlular gibi tutar mıyız hiç?

(36) Neyiniz var, nasıl hüküm veriyorsunuz?

(37) Yoksa size ait bir kitap var da onda mı okuyorsunuz?

(38) O kitapta, "beğendiğiniz her şey sizindir" diye mi yazılı?

(39) Yoksa, "ne hükmederseniz mutlaka sizindir" diye sizin lehinize olarak tarafımızdan verilmiş, kıyamet gününe kadar geçerli kesin sözler mi var?

(40) Sor bakalım onlara, içlerinden ona kefil hangisi?

(41) Yoksa ortakları mı var onların? Doğru iseler ortaklarını getirsinler.

(42) O gün işler zorlaşır ve secdeye davet edilirler. Fakat güç yetiremezler.

(43) Gözleri düşük bir halde kendilerini bir zillet kaplar. Oysa onlar sapasağlam iken de secdeye davet ediliyorlardı.

(44) Bu sözü yalanlayanı bana bırak. Onları bilmedikleri yönden derece derece azaba yaklaştıracağız.

(45) Onlara mühlet veriyorum. Doğrusu benim tuzağım sağlamdır.

(46) Yoksa onlardan bir ücret istiyorsun da bu yüzden onlar ağır bir borç altında mı kalıyorlar?

(47) Yoksa gayb onların yanlarında da onlar mı yazıyorlar?

(48) Rabbinin hükmüne sabret, balık sahibi gibi olma. Hani o öfkeye boğulmuş da nida etmişti.

(49) Rabbinden bir nimet yetişmiş olmasaydı, elbette kınanacak bir halde ıssız bir diyara atılacaktı.

(50) Fakat Rabbi onu seçti de iyilerden kıldı.

(51) O kafirler Kurân'ı işittikleri zaman neredeyse seni gözleri ile devireceklerdi. Bir de durmuşlar "o bir deli" diyorlar.

(52) Halbuki o alemler için bir öğüttür.


Yazarlar
Mahmut Toptaş
Ayasofya konusunda tekliflerim
Mehmet Ali Tekin
Bizi Kendilerine Benzetmeye Çalışıyorlar
Recep Öğütçü
Kıdem Tazminatı ve Gerçekler
Alıntılar
Selehaddin E Çakırgil
İnqılabçıların da Basîreti Bağlanabilir..
Senai Demirci
Namazı ''satan'' Alışveriş Merkezleri
Haşmet Babaoğlu
Kemal Anadol ve geçmişi!
Selehattin Duman
İşin kolayına kaçacaksan bir Atatürk hikâyesi bul..

sitede
internet'te