Tüm Kitaplar - Türkiye
Tüm Kitaplar - Türkiye'nin Dev Kitap Sitesi
 Anamenü
  Konya
  İlçeler
  Firmalarımız
  Röportaj
  Eğitim
  Kültür Sanat
  Güncel
  Politika
  Ekonomi
  Dünya
  Tarih ve İnsan
  Gezi
  Spor
  Duyurular
  Okur Köşesi
  Künye
  İletişim
 News Arama

Gelişmiş Arama
 Anket
Sitemizin tasarımını nasıl buluyorsunuz?
Çok güzel
İdare eder
Kötü olmuş

Sonuçlar
 MB Döviz Kuru
Dolar Alış :
Dolar Satış :
Euro Alış :
Euro Satış :

 

Kurân'da Arama

Kelime(ler)

Zariyat Suresi

Rahman ve Rahim olan Allah'ın adıyla...

(1) Andolsun Tûr'a,

(2) Yayılmış ince deri üzerine, satır satır yazılmış kitaba,

(3)

(4) Mâmur eve,

(5) Yükseltilmiş tavana,

(6) Kaynatılmış denize, (andolsun ki)

(7) Rabbinin azabı mutlaka vuku bulacaktır.

(8) Ona engel olacak (hiçbir şey de) yoktur.

(9) O gün gök, bir çalkanış çalkalanır

(10) Dağlar da bir yürüyüş yürür.

(11) Vay haline o gün yalanlayanların!

(12) Ki onlar, daldıkları bir batak (batıl)da oynayıp duruyorlar.

(13) O gün onlar cehennem ateşine itilip kakılacaklar.

(14) (Onlara): "İşte yalanlayıp durduğunuz ateş budur" (denilecek).

(15) "Bu da mı bir sihir? Yoksa siz görmüyor musunuz?

(16) Girin oraya, ister sabredin ister etmeyin artık sizin için birdir. Siz hep yaptıklarınıza göre cezalandırılacaksınız" (denilecek).

(17) Şüphesiz (günahlardan) korunanlar da cennetlerde, nimetler içindedirler.

(18) Rablerinin kendilerine verdiği ile zevk ü sefa sürerler. Rableri onları, cehennem azabından korumuştur.

(19) (Onlara): "Yaptıklarınıza karşılık afiyetle yeyin, için" (denilir.)

(20) Sıra sıra dizilmiş koltuklara yaslanırlar. Ayrıca biz onları ceylan gözlü hûrilerle evlendirdik.

(21) İman edip zürriyetleri de iman ile kendilerine tabi olanlar (yok mu?); işte biz, onların nesillerini de kendilerine kattık. Kendilerinin amellerinden birşey de eksiltmedik. Herkes kendi kazandığına bağlıdır.

(22) Onlara canlarının istediği meyvalar ve etlerden bol bol verdik.

(23) Orada bir kadeh kapışırlar ki, onda ne bir saçmalama vardır, ne de günaha sokma.

(24) Kendilerine ait bir takım hizmetçiler de onların etrafında dönerler. Bu gençler sanki sedefleri içine gizlenmiş inci gibidirler.

(25) Birbirlerine yönelip soruyorlar.

(26) Ve diyorlar ki: "Gerçekte biz daha önce (dünya hayatında) ailemiz içinde (akibetimizden) korkardık".

(27) "Allah bize lutfetti de bizi (vücûdun) içine işleyen (kavurucu) azabdan korudu."

(28) "Gerçekten biz bundan önce O'na yalvarıyorduk. Çünkü iyilik eden, esirgeyen ancak O'dur."

(29) (Ey Muhammed!) sen hatırlat, öğüt ver. Rabbinin nimeti sayesinde sen ne kahinsin, ne de mecnûn.

(30) Yoksa onlar (senin için): "Bir şairdir, zamanın felaketlerine çarpılmasını gözetliyoruz." mu diyorlar?

(31) De ki: Bekleyin, çünkü ben de sizinle beraber bekleyenlerdenim.

(32) Onların akılları mı bunu emreder yoksa onlar azgın bir topluluk mudur?

(33) Yoksa "Onu uydurdu" mu diyorlar? Hayır onlar inanmıyorlar.

(34) Eğer doğru iseler onun benzeri bir söz meydana getirsinler.

(35) Yoksa onlar, hiçbir şey olmadan (yani yaratıcısız) mı yaratıldılar? Yoksa kendileri yaratıcı mıdırlar?

(36) Yoksa gökleri ve yeri onlar mı yarattılar? Hayır, onlar düşünüp hakikati anlamazlar.

(37) Yoksa Rabbinin hazineleri onların yanında mıdır? Yahut hakim (her şeyin yöneticisi) kendileri midir?

(38) Yoksa kendilerine mahsus (üzerine çıkıp sırları) dinleyecekleri bir merdivenleri mi var? Öyleyse dinleyenleri, açık bir delil getirsin.

(39) Demek kızlar O'na, oğullar size öyle mi?

(40) Yoksa sen kendilerinden bir ücret istiyorsun da, bu yüzden onlar ağır bir borç altında mı kalıyorlar?

(41) Yoksa gayb kendilerinin yanında da onlar mı yazıyorlar?

(42) Yoksa bir tuzak mı kurmak istiyorlar? Fakat o küfredenlerin kendileri tuzağa düşeceklerdir.

(43) Yoksa onların Allah'tan başka bir ilahı mı var? Allah, onların ortak koştukları şeylerden uzaktır.

(44) Gökten bir parçanın düştüğünü görseler, "Üst üste yığılmış bulutlardır." derler.

(45) Artık çarpılacakları günlerine kavuşuncaya kadar onları (kendi hallerine) bırak.

(46) O gün hiçbir tedbirlerinin kendilerine zerre kadar faydası olmayacak ve hiçbir şekilde yardım da görmeyeceklerdir.

(47) Şüphesiz o zulmedenlere ondan başka da azab vardır. Fakat çokları bilmezler.

(48) Rabbinin hükmüne sabret. Çünkü sen gözlerimizin önündesin. Kalktığın zaman Rabbini hamd ile tesbih et.

(49) Gecenin bir kısmında ve yıldızların batışında da O'nu tesbih et.


Yazarlar
Mahmut Toptaş
Ayasofya konusunda tekliflerim
Mehmet Ali Tekin
Bizi Kendilerine Benzetmeye Çalışıyorlar
Recep Öğütçü
Kıdem Tazminatı ve Gerçekler
Alıntılar
Selehaddin E Çakırgil
İnqılabçıların da Basîreti Bağlanabilir..
Senai Demirci
Namazı ''satan'' Alışveriş Merkezleri
Haşmet Babaoğlu
Kemal Anadol ve geçmişi!
Selehattin Duman
İşin kolayına kaçacaksan bir Atatürk hikâyesi bul..

sitede
internet'te