Tüm Kitaplar - Türkiye
Tüm Kitaplar - Türkiye'nin Dev Kitap Sitesi
 Anamenü
  Konya
  İlçeler
  Firmalarımız
  Röportaj
  Eğitim
  Kültür Sanat
  Güncel
  Politika
  Ekonomi
  Dünya
  Tarih ve İnsan
  Gezi
  Spor
  Duyurular
  Okur Köşesi
  Künye
  İletişim
 News Arama

Gelişmiş Arama
 Anket
Sitemizin tasarımını nasıl buluyorsunuz?
Çok güzel
İdare eder
Kötü olmuş

Sonuçlar
 MB Döviz Kuru
Dolar Alış :
Dolar Satış :
Euro Alış :
Euro Satış :

 

Kurân'da Arama

Kelime(ler)

Zuhruf Suresi

Rahman ve Rahim olan Allah'ın adıyla...

(1) Ha, mim.

(2) O apaçık Kitab'a andolsun ki biz onu gerçekten mübarek bir gecede indirdik. Çünkü biz onunla insanları uyarmaktayız.

(3)

(4) O gecede her hikmetli iş tarafımızdan bir emirle ayrılır. Gerçekten biz Rabbin tarafından bir rahmet olarak peygamberler göndeririz. Şüphesiz ki O, herşeyi işitir ve bilir.

(5)

(6)

(7) Siz eğer kesin olarak inanıyorsanız, iyi bilin ki Allah göklerin, yerin ve ikisi arasındakilerin Rabbidir.

(8) Ondan başka hiçbir ilah yoktur. O hem yaşatır, hem öldürür. O sizin de Rabbiniz, sizden önceki babalarınızın da Rabbidir.

(9) Fakat kafirler bir şüphe içinde oynayıp eğleniyorlar.

(10) Ey Muhammed! Şimdi sen göğün, insanları bürüyecek açık bir duman getireceği günü gözetle. Bu acı bir azabdır.

(11)

(12) O gün insanlar: "Ey Rabbimiz! Bizden azabı kaldır. Artık biz inanıyoruz" derler.

(13) Onlar için bunu düşünüp öğüt almak nerede? Oysa kendilerine gerçeği açıklayan bir de peygamber gelmişti.

(14) Sonra onlar, o peygamberden yüz çevirdiler ve: "Bu öğretilmiş bir delidir." dediler.

(15) Biz o azabı sizden birazcık kaldırırız. Ama siz mutlaka eski halinize dönersiniz.

(16) Biz o büyük şiddetle çarptığımız gün mutlaka intikamımızı alırız.

(17) Andolsun ki, biz onlardan önce Firavun kavmini de denemiştik. Onlara çok kıymetli bir peygamber gelmişti.

(18) O peygamber onlara şöyle demişti: "Esaretiniz altındaki Allah'ın kullarını bana teslim edin. Çünkü ben size gönderilmiş güvenilir bir peygamberim.

(19) Allah'a karşı üstünlük taslamayın. Şüphesiz ki ben size apaçık bir delil getiriyorum.

(20) Gerçekten ben, beni taşlamanızdan dolayı benim de Rabbim, sizin de Rabbiniz olan Allah'a sığındım.

(21) Eğer siz bana iman etmezseniz hemen yanımdan uzaklaşın."

(22) Musa: "Şüphesiz ki bunlar suçlu bir kavimdir." diyerek yardım etmesi için Rabbine yalvardı.

(23) Allah buyurdu ki: "Kullarımı geceleyin yürüt. Çünkü siz takib edileceksiniz.

(24) Karşıya geçince denizi olduğu gibi açık bırak. Çünkü onlar suda boğulacak bir ordudur."

(25) Onlar neler bırakmışlardı, ne bahçeler, ne pınarlar!

(26) Ne ekinler, ne güzel kaynaklar,

(27) Ve içinde eğlenip durdukları nice nimetler ve refah!

(28) İşte böylece biz onları başka bir kavme miras bıraktık.

(29) Gök ve yer onların üzerine ağlamadı. Onlara mühlet de verilmedi.

(30) Andolsun ki biz İsrailoğullarını o aşağılayıcı azabdan kurtardık.

(31) Firavun'dan da kurtardık çünkü o üstünlük taslayıp haddi aşan bir zorbaydı.

(32) Andolsun ki biz onları bilerek o zamanki alemlere üstün kıldık.

(33) Biz onlara içinde apaçık bir imtihan bulunan mucizeler verdik.

(34) Gerçekten şu kafirler diyorlar ki:

(35) "Bizim ilk ölümümüzden başka bir şey yoktur. Biz tekrar diriltilecek değiliz.

(36) Eğer siz doğru söyleyen kimselerseniz babalarınızı bize getirin."

(37) Onlar mı daha hayırlıdır, yoksa Tükba kavmi ile onlardan öncekiler mi? Biz onların hepsini de helak ettik. Çünkü onlar suçluydular.

(38) Biz gökleri, yeri ve ikisi arasındakileri bir oyun ve eğlence olsun diye yaratmadık.

(39) Biz onları hak ve hikmetle yarattık. Fakat onların çoğu bunu bilmezler.

(40) Şüphesiz ki hakkı batıldan ayırd etme günü onların hepsinin bir araya toplanacağı gündür.

(41) O gün dostun dosta hiçbir faydası olmaz. Onlara yardım da edilmez.

(42) Ancak Allah'ın merhamet ettiği kimseler böyle değildir. Şüphesiz ki Allah çok güçlüdür, çok merhamet edicidir.

(43) Gerçekten zakkum ağacı,

(44) Günahkarların yemeğidir.

(45) O pota gibi karınlarda kaynar.

(46) O, kızgın bir sıvının kaynaması gibidir.

(47) Allah meleklere şöyle emreder. "Şunu tutun da Cehennem'in ortasına sürükleyin."

(48) "Sonra onun başının üstüne kaynar su azabından dökün."

(49) Ona şöyle denir! "Tat bakalım azabı! hani sen kendine göre çok güçlü ve çok üstündün.

(50) İşte sizin inkar edip durduğunuz şey budur."

(51) Şüphesiz ki kötülükten sakınanlar güvenli bir makamdadırlar.

(52) Bahçelerde ve pınar başlarındadırlar.

(53) Onlar ince ipekten ve parlak atlastan elbiseler giyerek karşılıklı olarak otururlar.

(54) İşte böyle, biz onları ayrıca iri siyah gözlü hurilerle evlendiririz.

(55) Onlar orada güven içinde her çeşit meyveyi isteyebilirler.

(56) Onlar orada ilk ölümden başka bir ölüm tatmazlar. Allah onları cehennem azabından korumuştur.

(57) (Bunların hepsi) Rabbinden bir lütuf olarak (verilmiştir.) İşte büyük kurtuluş budur.

(58) Biz Kurân'ı senin dilinle indirip kolaylaştırdık. Umulur ki onlar öğüt alırlar.

(59) Artık sen onların başlarına gelecekleri bekle: Çünkü onlar da bekleyip durmaktadırlar.


Yazarlar
Mahmut Toptaş
Ayasofya konusunda tekliflerim
Mehmet Ali Tekin
Bizi Kendilerine Benzetmeye Çalışıyorlar
Recep Öğütçü
Kıdem Tazminatı ve Gerçekler
Alıntılar
Selehaddin E Çakırgil
İnqılabçıların da Basîreti Bağlanabilir..
Senai Demirci
Namazı ''satan'' Alışveriş Merkezleri
Haşmet Babaoğlu
Kemal Anadol ve geçmişi!
Selehattin Duman
İşin kolayına kaçacaksan bir Atatürk hikâyesi bul..

sitede
internet'te